Müft olsun da zift olsun.
Birçok kimse, bedava bulunca yenmeyecek şeyleri yer; işe yaramayan şeyleri alır. İngilizce: Make it a mufti and pitch.
Birçok kimse, bedava bulunca yenmeyecek şeyleri yer; işe yaramayan şeyleri alır. İngilizce: Make it a mufti and pitch.
Mart ayı oldukça soğuk bir aydır. Bu ayda yağmurun yağması ürün için iyi değildir. Nisan ise havaların ısınmaya başladığı bir […]
Varlıklı kişi, bu dünyada gönlünce yaşar. İbadet sayılan, yoksullara, hayır işlerine yardımlarıyla da öbür dünya rahatını sağlar. İngilizce: Both worlds […]
Fakirle evliliğin, ev idaresi açısından kadın yönünden olumlu yönü de olabileceğin vurgu yapılmaktadır. İngilizce: Instead of getting rich and turning […]
Fakirle evliliğin, ev idaresi açısından kadın yönünden olumlu yönü de olabileceğine vurgu yapılmaktadır. İngilizce: Instead of getting rich and turning […]
Bir çatışmada üstünlük sağlamak için olanca gücünü kullanmak, övülecek bir şeydir. Yenilme tehlikesi belirince, telefat vermemek için uzaklaşmak da beğenilecek […]
Para, itibarı olmayan kişiye itibar kazandırır.
İşleri ters giden kimsesiz kişinin yüzü gülmez. Yüzünü güldürecek bir durum belirse, biraz sonra anlaşılır ki yanlışlık olmuştur, böyle bir […]
“Fala inanma, falsız da kalma” atasözü, falın tamamen gerçek olmadığına inanılması gerektiğini ancak yine de bir eğlence ya da moral […]
Elverişli bir ortamdan elbette çıkar sağlayanlar bulunur. İngilizce: Can’t the forest be a pig?
“Laf lafı açar, laf da kutuyu açar.” atasözü, konuşmanın ve sohbetin bazen beklenmedik şekilde bir konudan başka bir konuya geçmesine, […]