Zemheride yağmur yağmadan zehir yağması iyi.
İngilizce: It’s good that poison rains before it rains in Zemheride.
İngilizce: It’s good that poison rains before it rains in Zemheride.
Zemheride kar, yağmur yağarsa çiftçilerin o mevsimdeki tarla işlerini yapmalarına, tarlayı sürmelerine engel olur. Bu yüzden o yıl iyi ürün […]
Zemheride kar, yağmur yağarsa çiftçilerin o mevsimdeki tarla işlerini yapmalarına, tarlayı sürmelerine engel olur. Bu yüzden o yıl iyi ürün […]
İngilizce: Anyone who sees zelzel will settle for a fire.
Kaçan balık büyük olur. İngilizce: The weak sheep has a big tail.
İngilizce: The zat Memduh does not need an adjective.
İngilizce: Harm is the brother of benefit.
İngilizce: You get a fox out of nowhere you don’t think.
İngilizce: Zan is the lie of memory.
Yaşadığın zamanın koşulları ve çevrendekilerin gidişi senin tutumuna uygun değilse, sen onlara uymalısın. İngilizce: If time doesn’t suit you, you […]
Zalim, zulmüyle kalmaz. Zalimin zulmü karşılıksız kalmaz. İngilizce: If the oppressor has tyranny, the oppressed have God.
İngilizce: A merciful waterhead is preferable to the cruel woman.
Üç kez elli gün, kasım ayının 8’inde başlar, 150 gün sonra (yani nisan ayının 6. günü “artık yıllarda 5. günü”) […]
Ödünç para verildiği zaman iki tarafın yüzü güler. Ama sonra tarafların arası bozulmadan ödenmez. Ödünç eşyayı tertemiz veren, yıpranmış olarak […]
Sen ağa ben ağa… İngilizce: That pilgrim, this pilgrim, who will be the painter?
Mal adama dosttur, çünkü ona rahat bir yaşayış sağlar. İyilikler yapma, hayır işlerine yardım etme olanağı verir. Düşmandır, çünkü kişinin […]
Kimi zaman kabahat ölendedir. Çünkü sözleriyle, davranışlarıyla karşısındakini adam öldürecek kadar sinirlendirmiş, kışkırtmıştır. İngilizce: The misdemeanor isn’t for the killer, […]
Yüce Allah`ın buyruklarını yerine getirmek her insana borçtur ve gösterişten uzaktır. Gerçek iman sahipleri ibadetlerini başkaları görsün diye yapmazlar. Eğer […]