Atasozu.org

"atasözü ve anlamı" ile ilgili atasözü sonuçları

Öküze boynuzu yük olmaz.

Kocasının evinden baba evine geldiğinde kızını teselli için söylenen ifade. Kendinden bir parçadır anlamında. İnsan, kendi yakınlarının işleri ile kendi […]

Öküze boynuzu yük değil.

İnsan, kendi yakınlarının işleri ile kendi işlerini yük saymaz. Her ne kadar külfetmiş gibi görünüyorlarsa da, aslında yaptığı işler kişinin […]

Öküz tekini bulmadan çifte yürümez.

Bir ahmak, budalaca bir işe girişirken kafasına uygun biriyle işbirliği yapar. İngilizce: An ox doesn’t walk double without finding a […]

Öküz öküzün boynuzunda çamur görmezse korkmaz.

Birisiyle kavgaya girişmesi olasılığı bulunan kişi, karşısındakinin yenilmezliğini anlatan bir belirti görmezse ondan korkmaz. İngilizce: If the ox doesn’t see […]

Öksüzün karnına vurmuşlar arkam! demiş.

Bir kimsenin haksızlığa uğramaması için arkası, koruyucusu bulunmalıdır. İngilizce: They hit the orphan in the belly, my back! He said.

Öksüzü dövmüşler arkam! demiş.

Bir kimsenin haksızlığa uğramaması için arkası, koruyucusu bulunmalıdır. İngilizce: They beat up the orphan, my back! He said.

Öksüz oynaşa çıkmış, ay akşamdan doğmuş.

Talihsiz kimse bir şeyden yararlanmaya kalkışsa karşısına akla gelmedik engeller çıkar. İngilizce: The orphan has gone to the game, the […]

Öksüz oğlan göbeğini kendi keser.

Arkalayanı, koruyanı, yardım edeni bulunmayan kişi, işini kendi başına görmek zorunda kalır. İngilizce: The orphan boy cuts his own belly.

Öksüz neden güler? Yanılır da güler.

İşleri ters giden kimsesiz kişinin yüzü gülmez. Yüzünü güldürecek bir durum belirse, biraz sonra anlaşılır ki yanlışlık olmuştur, böyle bir […]

Öksüz kuzu toklu olmaz.

Kimsesiz, koruyucusuz kimse ilerleyemez. İngilizce: Orphan lamb satiated.

Öksüz kuzu öveç olmaz.

Kimsesiz, koruyucusuz kimse ilerleyemez. İngilizce: Orphan lamb is not a coward.

Öksüz hırsızlığa çıkarsa ay ilk akşamdan doğar.

Talihsiz kimse bir şeyden yararlanmaya kalkışsa karşısına akla gelmedik engeller çıkar. İngilizce: If an orphan goes to steal, the moon […]

Öksüz güler mi, meğer yanıla.

İşleri ters giden kimsesiz kişinin yüzü gülmez. Yüzünü güldürecek bir durum belirse, biraz sonra anlaşılır ki yanlışlık olmuştur, böyle bir […]

Öksüz çocuk göbeğini kendi keser.

Arkalayanı, koruyanı, yardım edeni bulunmayan kişi, işini kendi başına görmek zorunda kalır. İngilizce: The orphan boy cuts his own belly.

Öğüt, bir hazine kadar değerli olduğu halde genellikle bedava verilir.

İngilizce: Advice is usually given for free, even though it is as valuable as a treasure.

Öfkeyle kalkan ziyanla oturur.

Kişi, öfkeli zamanında duygusunun etkisi altındadır. İyi düşünemez; yaptığı taşkınca işin nasıl bir sonuç doğuracağını hesap edemez. Sonunda bu ölçüsüz, […]

Öfkeyle kalkan zararla oturur.

Kişi, öfkeli zamanında duygusunun etkisi altındadır. İyi düşünemez; yaptığı taşkınca işin nasıl bir sonuç doğuracağını hesap edemez. Sonunda bu ölçüsüz, […]

Öfkede akıl olmaz.

İnsan öfkelenince mantıklı düşünemez, akılsızca işler yapar. İngilizce: Anger doesn’t have a mind.

Öfke gelir gider, kelle gider gelmez.

İngilizce: As soon as the anger comes and goes.

Öfke baldan tatlıdır.

Sinirlendirici bir durum karşısında bağırıp çağırmak, içini boşaltmak, insana ferahlık, dahası zevk veren tatlı bir şeydir. İngilizce: Anger is sweeter […]