İyiliğe nereye gidiyorsun demişler, kötülüğe demiş.
Birçok iyiliklerin karşısında kötülük vardır. İngilizce: They said, “Where are you going to good,” he said, “evil.”
Birçok iyiliklerin karşısında kötülük vardır. İngilizce: They said, “Where are you going to good,” he said, “evil.”
İslam dininin beş temel direği vardır. Kelime-i şahadet, namaz, oruç, zekat, hac.) Eğer altıncısı olsaydı her halde insaf olurdu. İnsaf, […]
İngilizce: They told the bride to play, and she said, “I’m tight.”
Bir kimseye çok özlediği halde elde edemediği bir şey ister misin diye sorulur mu? İngilizce: Fox: Do you eat chicken […]
“Terziye göç demişler, iğnem başımda demiş.” atasözü, bir kişinin kendi işini veya uzmanlık alanını sahiplenmesi ve buna olan güvenini ifade […]
“Terziye dinlen demişler, ayağa kalkmış.” atasözü, işini seven ve sürekli olarak çalışmaya yatkın kişilerin, dinlenmeye ihtiyaç duyduğunda bile, kendi işine […]
“Tembele kapını ört demişler, yel eser örter demiş.” atasözü, tembelliğin doğasını ve tembel insanların sorumsuzluklarını anlatır. Buradaki “kapını örtmek” tembelliğin […]
Kişi kendisinin kazandığı malı elden çıkarmaya kıyamaz, ama miras kalan malı har vurup harman savurur. İngilizce: Where are you going […]
Miras, mirasçının hakkıdır. Ama alabilirse… İngilizce: The inheritance is halal, they said take it.
Miras, mirasçının hakkıdır. Ama alabilirse… İngilizce: The inheritance is halal, they said take it.
Mısır bol su ister; ama çapalanmazsa sudan gereği gibi yararlanamaz. İngilizce: They said it was raining in Egypt. Anchor unity? […]
“Ramazan bereketli aydır, ama duvardan giden kılıca sor demişler” atasözü, Ramazan ayının manevi olarak çok değerli ve bereketli olduğuna dikkat […]
“Paraya nereye gidiyorsun demişler, çoğun olduğu yere demiş.” atasözü, bir kişinin maddi çıkarlarını takip etme konusunda, toplumun genel eğilimlerine ve […]